sigara

entry3497 galeri ses1
    2405.
  1. uzun zamandır sigara içmiyordum. pek aram yoktur ancak nadiren içince beni epey rahatlatıyor. tıpkı gece uykuya dalmadan evvel kendi kendine düşünürken laf lafı açar ya, öyle. hemen not alma ihtiyacı hissettim zihnimden geçenleri. etkisi geçince pek matah şeyler olmadığını fark ettim ama gene de epey not aldım. itiraf, sorular & sorular ve bir sürü kırıntı şeklinde paylaşmak istedim sigaranın kafasını.

    * * *

    k a m u___s p o t u > > > sigara sağlığa ve cebe zararlıdır.

    # gözümüzü 1 dakikalığına kapayınca düşündüğümüz, zihnimizde canlanan imajların kaç tanesine canlı olarak şahit olduk, kaç tanesini ekranların berisinde izledik? kim olduğumuza dair belirleyici olabilir bu oran.

    # bir yere misafirliğe giderken "acaba bir şey alsam mı" diye tereddüt etme. al. hele ki kahve, kola, çerez, meyve, bira gibi şeylere düşkünsen hiç düşünme, gir migros'a. ev sahibi angut veya saf veya yol yordam bilmiyor veya misafirperver bir ortamda büyümemiş olabilir. sen al ne alacaksan, ev sahibi sevmezse gene sen indirirsin mideye.

    # içtikten, kafa güzel olduktan sonra ya da mesela seviştikten, vücudun gerginliğini attıktan sonra elektronik müzik dinleyerek son model fps oyunlarından birini oynamak yerine televizyon karşısında çukurova tv, sivas tv, denizli'nin sesi, malatya44 gibi yerel televizyonları dikkatle izleyecek mizaçtayım.

    # bilim mars'a gidecek kadar ilerlemiş olmasına rağmen neden hala örneğin bir ispanyol'un akustik olarak türkçeyi nasıl algıladığına dair ciddi bir çalışma yok? youtube'da yapılmış ucuz youtuber videoları dışında, bu farklı dillerin nasıl algılandığına dair paradigma değiştirebilecek bir bilimsel deney ve teori yapılamadı? belki ben bilmiyorumdur ya da yapılsa bile müktesebatım elvermez.

    # sigaranın kafası başka. yani zihindeki düşünce/imaj zinciri kopmuyor. bir cümle bitmeden bambaşka bir perspektiften olaya bakılabiliyor. bu da şunu gösteriyor fikrimce, duyumsadığımız hiçbir şeyi unutmuyoruz. sadece yeri ve zamanı gelince hatırlıyor gibi oluyoruz. şöyle, 1998 senesinde gördüğüm bir feribot ile en son içtiğim gazlı meşrubat arasında bir bağ kurabiliyorum. bu hayali bir bağ da olabilir, gazlı meşrubat ve denizin, feribotun bende çağrıştırdığı şeylerin bir bileşimi de olabilir.

    # bizim insanımız hep boktan sigaralar içtiği için sigara sonrası gidip kendini façalıyor, taşkınlık yapıyor, sağa sola sataşıyor. halbuki taksici volkan abi kaliteli tütün içse belki o da sigaranın bu recreational, yani kendini yeniden üretme, kafa dağıtma, keyifli vakit geçirme özelliklerinden istifade edecek. belki o da yaratıcı, eğitsel şeylere yönelecek, belki o bile 90 dakikada anlayabilecek schopenhauer'u!

    # zihnim o kadar kirli, dağınık ve pasaklı ki yazarken keyif aldığım bu ayrıntıların hiçbirini sigara içmiyorken kuramazdım sanırım. halbuki gündelik hayatta fark ettiğim, ayırdına vardığım ve o esnada keyiflendiğim, sinirlendiğim, sevindiğim, üzüldüğüm şeylerden mürekkep hepsi.

    # bir yandan da bu düşüncelere sadece sigara içerken erişebileceğim korkusu peyda oldu. yani tamamen atıyorum, onur ünlü de acaba içten içe büyük bir yalnızlık ve üzüntü duyuyor mudur? acaba o da kendisini ifşa etmeyecek adamların yanında itiraf ediyor mudur yalnızca sigara içerken zihninin yaratıcı faaliyetlere çalıştığını? ben böyle bir duruma düşsem, yani bir şeyler üretebilmek için sigaraya, alkole ihtiyaç duymak durumunda olsam feci üzülürüm. hep o olmaktan çok korktuğum bayat yerli komedi/dramların vasat aktörü gibi olmak... korkularımdan başlıcası.

    * * *

    vatandaşa cart curt yok.
    yok sayın abicim.

    neyse gideyim de su içeyim. ağzım kurudu...
    1 ...