bütün bir gece kapalı, tek bir penceresi bile olmayan bir ofiste çalıştıktan sonra sabah yedi buçuk sekiz gibi iş yerinden çıkıp ilk nefesi ciğerlere ilk* günışığını gözlere doldurduktan sora kazancı yokuşundan fındıklıya vurup sahilde bi dolmabahçe yapıp sonra geri dönüp tramvayda uyuklaya uyuklaya eve varma sefasının bir bölümüdür *.
genelde müzik olmadan dışarıya adım atmadığınız halde bir de o gün müzik dinleyecek bir şey yoksa yanınızda, sessizlikte yürümenin ne güzel bir şey olduğunu keşfedersiniz. evet şehirde bir sürü gürültü vardır ama kendi sessizliğiniz yorgunluğunuzu mayalanmış uykuya dönüştürürken içinize yayılan rahatlamanın tadını tarif edemiyor insan.