Zorunlu tanim: Turkiye Cumhuriyeti devletinin anayasasinda tanimli kurucu ilkeleri degistirmeye calisan ve cogunluk diktatoryasi pesinde olan iktidar partisinin kapatilmasini isteyen yazarlarlardir.
Bu entry'i parti kapatmalarinin o partiyi destekleyenleri marjinallestirdigi ve kitleler uzerinde "mazlumu" korumak vedesteklemek seklinde sonuclara yol actiginin bilincinde olarak yaziyorum. Fakat kesinlikle ve kesinlikle gozden kacirilmamasi gereken bir gercek var ki AKP'nin kapatilmasi talebiyle dava acilmasinin gerekceleri tamamiyla gercekcidir. Bu parti ve yoneticileri laik ve demokratik duzen ile olan problemlerini her platformda ortaya koyan sahislardir. Basbakanin, kabine uyelerinin ve parti yetkililerinin Turban, ceza hukuku, medeni hukuk, aile planlamasi hakkindaki yani ozetlemek gerekirse gunumuzde gecerli olan toplum duzeni hakkindaki gorus ve beyanatlari ortadadir. Turban meselesi icin ya da katilin affi icin ulemaya sorulmasi gerektigini belirten basbakan modern hukuk dururken islamin referans alinmasi gerektigini beyan etmektedir. Turbanin namus olcutu oldugu Cuneyt Zapsu tarafindan kamuoyuna ilan edilmistir(!). Kadrolasma ortadadir, tarikatlarla baglar suphe goturmeyecek sekilde asikardir, muhattaplarinca inkar bile edilmemektedir. Toplum hayatini derinden etkileyecek Anayasal degisiklikler ve yasal duzenlemeler meclisten peynir ekmek gibi adeta yangindan mal kacirircasina, herhangi bir oncalisma yapilmaksizin, degisik toplum katmanlarindan gorus alinmaksizin gecirilmektedir. Kisacasi iktidar partisi halkin tendisine tevdi ettigi gucu hesapsizca ve kotu niyetle kullanmaktadir. Bunun tek adi cogunluk diktatoryasidir.
butun bunlar herkesce malumken, anayasa ve ilgili yasalar bu uygulamalari suc kabul ederken hukukun uygulayicisi bir bassavci elbette ki hukukun emrettigi tedbirleri alacaktir. Butun bunlar ortadayken piyasalar sarsilir, avrupada -olmayan-itibarimiz gume gider, bir sonraki secimde oy orani yukselir gerekceleriyle anayasal duzenin emrettigi faaliyete girismemek hukukcunun vazifesini gormezden gelmesi demektir ki bu da keyfi oldugu asikar olan iktidara cesaret vermekten baska bir iseyaramayacaktir. Demokrasinin ve hukukun kendini kendi mekanizmasi icinde kendi aletleriyle korumasi -ki bu o anda uydurulmus yasalarla olmuyor, siyasi partiler yasasinda partilerin kapatilabilecegi hukmu zaten vardi, hatta degisiklige ugratilarak modernize edildi ve parti kapatmalar zorlastirildi- yadirganacak sey degildir.
Yeterli bilgisi olan siyasi partiler yasasini, karti kapatma davasi surecini ve acilmis advanin gerekcelerini tartissin. siyasi partiler yasasinda partilerin hangi gerekcelerle kapatilabilecegi yazilirken savciyi isguzarlikla suclamak, cumhuriyetci oligarsik elitlerden bahsetmek, ucuz halk edebiyati yapmak, demokrasiyi sindirmeden demokrasi havariligi yapmak cok ilkel ve zavalli bir davranis oluyor.