--spoiler--
aynı bölümde hem flashback hem flashforward yaparak kafaları karıştırmış dizi. sonunda bomba patlatacam diye iyi kastı. genelde spoiler okumayı severim ancak ilk kez jin'in öleceğini bilmeme üzüldüm, bildiğim halde feci etkili oldu, bilmeseydim mezarlık sahnesi balyoz gibi inecekti bana heralde. son zamanlarda senaristlerde bir ağlatma çabasıdır gidiyor. hayırlısı...
dayı bunlar hem ölü hem canlı mı ya nedir diye bizi kastıran okyanus dibindeki uçak da, sanki parkta arkadaşları ile bira içerken muhabbet eder gibi bir havayla konuşan kaptanın, sahte o sahte demesi ile bozuldu. o abi zaten öyle rahat ki, 15 dakika anlatsa çözeceğiz tüm lost'u. herkesin ketumluğunun aksine biri gelse de iki muhabbet etsem diye bekliyormuş adam.
gelecek bölüm "meet kevin johnson" ile michael'in başından geçenleri öğreneceğiz.
--spoiler--