bu hassas bir konudur. çünkü her ilişkinin kendine has bir dinamiği var, kendine has kodları var. kimileri aralarından varolan sorunları, taraflardan biri uzaklaşınca daha net görebiliyor. burada gene vicdan ve mantık devreye girer; "gelince gene bir bakayım, hemen karar verip ona da kendime de yazık etmeyeyeyim.. gelince, onu da kendimi de incitecek gibiyse bu ilişki, biter zaten.. ne yazık ki biter." der. kimi ilişkilerde bu ayrılık, sonsuza dek birbirini görmek istememelerine sebep olacak adiliklere sebep olsa da, kimi ilişkilerde bir dinlenme dönemidir.
durgun akan nehirlerin yatağından inciler toplanır çünkü. arada durup demlenmek gerek. ayrılıksa eğer, vuslatsa, o olumsuzu olumluya çevirmek için var gücünle uğraşman gerek. o uzaklığı bile eğlenceli bir sürece dönüştürecek kadar onun olman gerek. yani aşıksan, ya da seviyorsan, ya da adı olmayan ama yok da olmayan bir duyguysa içindeki, ya da ben-sen değil biz olduysanız..
gibi.
askerlik psikolojisi sadece erkek için değil kadın için de son derece ilginç bir süreç. sarhoşluk gibi.
çoğumuzun bilinçaltını ortaya çıkartıyor.
bilinçaltınızda bile olan aitseniz, mektuplar yazarak, olumlu enerji göndererek, dua ederek, resimlere bakarak, sayılı günü geçirmeniz mümkündür. bu devreyi atlatmış olmak, ilişki için çok önemli çünkü.