ne söyleyeceğimi bilmeden başlıyorum, hadi bakalım.
insan bir gün etrafına bakar ve onun için dünyada inanılmaz değerde biri olduğunu fark eder. sıkı sıkı sarılır, şanslı hisseder, fedakalıklarda bulunur, elinden ne geliyosa yapar bu kişi için. hatta başka bir gün fark eder ne denli şanslı olduğunu çünkü bu durum karşılıksız değildir. mutluluklara boğulur, yeri gelir herkes gibi üzülür fakat geçicidir bunlar. zaman geçer, bu şanslı insan en değerlisiyle bir sürü şey deneyimlemiştir. varını yoğunu dökmüştür ona. çok sevmiştir, çok.
üzücü olan o ki, bu kadar zaman sonunda korktuğu başına gelmiştir. artık mutsuzluklar mutlulukların yerini almaya başlamıştır ve günler özlem ve sevgiyle değil hüsran ve hayal kırıklıklarıyla geçmeye başlamıştır. bunun nedenin sorgulamaya başlar. nedeni basittir. insanoğlu nankördür, zamanla verdiği değer konusunda cimrileşmeye başlar. zaman, üzüntülerin temel nedenidir. iyi şeyler zamanla kötü şeylere dönüşür. mutluluklar zamanla üzüntülere dönüşür. insan, zamanla sonsuz yalnızlığından emin olur.