Senaristlerinin beyin mıncıklaması sendromuna yakaladıkları dizi. Acı ve sadizm eşiğini gerçek hayatta tanık olunan olaylarla hayli bir yükselten izleyici kitlesi arasında salgın bu sendrom zaten, kendilerine sağduyu diliyorum buradan. Kaç kişi olduklarını da bilmiyorum umarım çok kişilerdir. Neyse.
Ne yazsak ne yapsak diye yana yakıla düşünürken "abi annenin yaşadığı travmayı yaşatabiliriz ama kürtaj konusu klişe. Şöyle yapalım bu kürtaja zorlayan kişi kadının babası değil de erkeğin babası olsun, babayı yere gömerek o "türk ailesinde babanın yeri" imajını çökertelim. Hatta dur aklıma şey geldi bu işlem sırasında kadınla erkek birbirlerine baksınlar. Ki bu noktada travma kombosu yapmış oluyoruz ama olsun bu kombin denenmedi iş görür bu vs... "
Hayır bir de ortam hazırlanmış, ampullerle şık bir avize yapılmış. işkence için seçilen alan da ışıklandırması dokusu olsun baya üzerinde uğraşılmış belli. Fazla uğraşılmış hatta insan hayret ediyor. Sanki düğün olacak orada işkence değil. Arkada gittikçe acıtan ağla sevdam şarkısı... (bu şarkı ters köşe de yapabilirdi çünkü şarkıyı içselleştiren kişi özdeşleştirdiği film dışında diğer dizilerde filmlerde duyduğunda dinlemek istemeyebiliyor, bende öyle oldu en azından sen kim köpek diye fırladım yerimden. Neyse)
Kızamıyorum da. Kızamam çünkü acıyı bu kadar kanıksadıktan sonra gerçekten kesmiyor. Bir fazlasını, daha da fazlasını istiyorsun. içten içe ters köşeden vuracak bir dizi beklemiyor da değilim. Böyle daha da travmatiğini bulucam diye kasmayı bırakın bir yedi numara, bir ekmek teknesi tadında olan bir dizi.