Türk deyince akla son 1000 yıldır haça çarpan hilalin adı gelir.
Bizler, sayısız devlet kurmuş Türkler olarak var olduğumuz ilk günden beri davamız ve ülkümüz değişmedi. Kızıl Elmamız; dünyadaki bütün Türklerle ilk doğduğumuz topraklarda, Tanrı Dağlarının yamaçlarında, Orhun ve Selenga nehrinin kenarında, Ötüken’de yine ve yeniden kucaklaşacağımız günlerdir. O gün geldiğinde, kardeşlerimizle yeniden kucaklaştığımızda karşımızda hiçbir güç duramayacak ve bu mübarek ırk dünyaya yeniden hakim olacaktır.
Biz ölümü öldürmüş bir milletiz. islam’la şereflenmiş bir milletiz. Defalarca dünyayı küçültmüş bir milletiz. Şu anda millet olarak, devlet olarak belki bir fetret dönemi geçiriyoruz ama söz verdik ve sözümüze sadık kalacağız. Son nefesimize kadar Davamıza hizmet edeceğiz. Son damla kan damarlarımızdan çekilene kadar Allah için, Millet için ve Kızıl Elmamız için mücadele edeceğiz.
Yeniden cemre gibi düşmek toprağa...
Yeniden haram etmek gece gündüz uykuyu.
Yunus Emre gibi atsız pusatsız,
Yeniden fethetmek Anadolu'yu... Duygusuyla Yola Revân Olacak Bir Neslin Yolu, Bahtı Açık Olsun.