Birde "şu müslümanlar cehennemden korktuğu için, ateist vicdanından dolayı yapmaz" diyenler var.
insan, karakterine göre bazı kötü olan davranışları cehenneme gitmeyeceği garantisi verilse bile yapmaz. Örneğin biraz eğitim almış insan, bir kediyi durduk yere vurup öldürmez. Yada maddi durumu iyi iken hırsızlık yapıp başını belaya sokmaz. Peki böylece iyimi olmuş oluyoruz?
Oysa kur ana göre müslüman ağır ve meşakkatli bir ımtehandan geçirilir.
Yani aç ve perişan olduğun halde calmayacaksın, yoksa var olduğu halde başını belaya sokmamak için değil.
Bir ömür Bekarda olsan zina yapmayacaksın. Oysa bir ateist buna asla dayanamaz.
Delirecek kadar sinirli de olsan kafayı çekmeyeceksin, kalp kırmayacaksın. Oysa ateist için içki su gibidir. Kalp kırması ise sadece kendi denetiminde dir, kurallar ve hiddetin sertliği kendine göredir.
Suriye, Kafkasya, balkan ülkelerinden zulümden kacararak bize sığınan insanları kabulenmek müslüman için bir şeref tir. oysa bu paylaşma ateist için bir yüktür. Bir kedinin ezilmesini önlediği ve onu veterinere götürdüğü için, kendini melek olarak gören ateist, milyonlarca insanın sınır kapılarının arkasında öldürülmesini göze alır, sırf onları yük olarak gördüğü için.
Yine onlar şehadet e inanmazlar. Onun için çanakkale ve diğer savaşlarda hayatını kayıp eden şehitlerimizi keriz olarak görürler.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Lakin " bir çiçekle yaz gelmez "
inançsız insanında fıtratında güzel huylar vardır, lakin görüldüğü gibi iş ciddiye, mesakate ve zaruri şeyleri paylaşmaya girince herşey değişmektedir.
" Hoşunuza gitmesede savaş size farz kılındı " kur an ayeti zaten herşeyi açıkça ortaya koymuştur. Hoşuna giderek aşkla savaşanlar da vardır, kendini mecbur hıssettiği için savaşanlarda vardır.
Kısaca kur an bir eğitim ve öğretim sistemidir. insan önce haramlardan kaçmakta zorlanır. Sonra bu bir yaşam şekline döner. Belli bir muhletten sonra " cehennemde yanmayacagına dair bir belgede verilse eline artık haram saydığı davranışı işlemez "