s4e3 ile bu defa kafada yeni sorular üretmekten çok açıklayıcı olmayı seçmiş dizi. bundan sonra yazacaklarım fena halde spoiler içermektedir. bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim bilmiyordum, vay efendim görmedim demeyiniz, rica ederim.
--spoiler--
sezonun 3. bölümü the economist ile öğrendiğimiz en kesin bilgi şudur. şu oceanic six işine şimdi bir de sayid katılmıştır. bunu biliyoruz lakin bunun yanında şunu da biliyoruz sayid ben'in bildiğin köpeği olmuştur. anlaşıldığı üzere ben'in bir listesi mevcuttur sayid de o listeyi maşallah pek bir güzel temizlemektedir. gerçi bölümün sonunda sayid'in bunu arkadaşları için yaptığı gözümüze gözümüze sokulmuştur o ayrı.
gelelim şu zeka küpü faraday'in deneyine. bu da bence dizideki gayet iyi açıklayıcılardan biridir. deneye göre adada zaman kayması olduğu böylece ispat edilmiştir.
takıldığım bir noktada şu bilezik hikayesidir. hem naomi'de hemde elsa'da olması onların aynı örgüt içerisinde çalışıyor olmaları ihtimalini yükseltiyor. ayrıca bana öyle geliyor ki bu elsa'nın patronu çok tanıdık bir isim olabilir, henüz bilmiyoruz.
şimdi gelelim asıl meseleye...sayid lafım sana. çok değişmişsin, evet bir topaçlık mevzu bahis. yapılan flashforwardda bunu görüyoruz. saçlar falan hoş tabi. lakin çapkınlıkta ne sawyer ne jack yanına yaklaşamaz artık onu öğrendik. tabi tüm bunların dışında sahip olduğun göbek olayı bozuyor. hoşsun dedik, aksanda yerinde lakin o göbek eriyecek sayid ona göre.
gelelim yılın döneği hurley'e. hugo şimdide lafım sana. biliyoruz ki adanın olumlu ya da olumsuz etkileri mevzu bahis. sanada olumsuzu çarpmış onu öğrendik, kınıyorum seni. ayrıca şiştin şiştin nereye kadar, sayid'e dedim ama lafım sana da. kızım sana söylüyorum gelinim sen anla hesabı. *
--spoiler--