lost

entry4264 galeri
    878.
  1. insanı yavaş yavaş zehirliyor, usulca..

    --spoiler--
    4x03 the economist'i de izledik hamd olsun. bu bölüm, faraday'in yaptığı zottirik deneyle genel izleyici kitlesini yakalamaya çalısa da, bambaşka bir insan olan şahsım ve pet'im üzerinde herhangi bir etki bırakmadı. zira son deneyimde lisede sabun yapmaya kalkışmış, tarhana çorbasından az daha hallice bir karışıma ulaşmıştım.

    neyse,

    bence en kayda değer olay; sayid'in benjamin linus tarafından angaje edildiğinin gösterilmesi oldu. oceanic 6'den biri olduğunu da anladığımız sayid "the torturer" jarrah efendi, meğersem ben'in arkadaşı, dostu, adamı, tetikçisi olmuş, bir yandan mala vururken bir yandan da kah golf sahasında kah da tenha bir otel odasında olmak üzere cinayetler işlemiş, eli kanlı bir katil zanlısı konumuna düşmüştü.
    zaten oldum olası, o tiple adanın en çıtır hatununu(shannon) nasıl yatağa attığını sorgulamış, içten içe de gıcık olmuştum. hayır elsa'da hiç fena bir hatun değildi. işin etik olmayan kısmı; hem hatunla halvet ol, ondan sonra da utanmadan öldür. yakışıyor mu lan?

    bir diğer muazzam ibne de hugo. vallahi şahane bir totoroş. en kral aktörlere taş çıkarak bir oyunla sayid'i ve dümbeleklikte sınır tanımayan kate "the siyah don is good"u kekliyor, miles'ın ananı en kısa zamanda laciverte boyayacağım bakışlarına maruz kalıyordu. tabi fırsat bu fırsat diyen sawyer çilli'yi odada kıstırıyor, kah parmak atmak, kah da nuri alço bakışı fırlatmak suretiyle taciz ediyor, james ford'un gerçek hayatından kesitler sunuyordu.

    daha sonra sahne değişiyor, miles "the ghost buster" locke'ın böbreksiz bedenine teslim edilirken arkeolog hatun jack'in romantik kollarına atıyordu kendisini.
    desmond denen dallamanın, sayid ve ayyaş pilot'la gemiye gittiği sahne, lost yapımcıları ve senaristlerinin bir sonraki haftaya kadar çıldırın sizi koduumun ibişleri nidaları eşliğinde ekrana yansıyor, önümüzdeki haftaya kadar ada dışında olan biz faniler için ölmeme savaşı tekrar başlıyordu.
    --spoiler--

    bir dahaki lost analizine kadar;
    esen kalın efenim.
    1 ...