yeryüzünde bilim diye birşey varsa azıcık okumuş yazmış, tarih bilgisine sahip her insan kabul eder ki dünya bunu müslümanlara borçludur.
latince ve ingilizcede vs. yer alan gezegen - yıldız adları, matematik terimleri, teknik formüller hala içlerinde sayısız arapça ve farsça kelime barındırır.
dünya tıp diye bir bilimin varlığını müslümanlardan ve (mistik) çinlilerden öğrenmiştir.
astronomi, matematik ve mekanik alanında yörüngeler, dünyanın şekli, güneş sistemi, zaman hesaplama vs. tamamen rönesans öncesinde batılıların islam eserlerini tercüme ederek cehaletten kurtulmaları sonucu bilinmiştir.
coğrafya ve kimya ha keza...
şimdi; bilimin varlığı müslümanlara borçlu, binlerce bilim insanı arasında onlarca ateist olması bize herhangi bir ibretli mesaj vermekten uzaktır.
sonuçta her bilim insanı akıllı insan anlamı da çıkmaz. biz bu memlekette nice bilim insanları seyrettik ki okulların önlerine kurdukları "ikna çadırları"nda eğitim ve kabiliyet durumlarını hiç umursamadıkları inançlı genç kızlara psikolojik baskı ve yobazca saldırıda bulunarak onları bu memleketin değerleri olmaktan kopardılar. o genç kızlar gidip malezyada, ingilterede, amerikada uzman oldular, doçent oldular, prof oldular şimdi. bunu yapan cehalet tüccarları da bilim insanı diye anılıyor ama ne akıllılar ne de insan...