saçmalamada sınır tanımamak

entry223 galeri
    148.
  1. ne alırdınız efendim? çay? kahpe?

    kahpe olmasa da kahve feleğin yediğinden alırım efendim. o zaman iki elin balda, bir elin kanda diğeri yağda olsa gel.

    şimdi baktım da televizyona, amcamın biri yanmayı engelleyici taş suyunu icat etmiş. onu anlatırken bir anda zeytinciliğe de atladı. zeytinleri anlatıyor şimdi de. yanmayan zeytin mi yaptı ne yaptı?

    ha hasan kel, ha kel hasan.

    ha recep tayyip erdoğan, ha "recep tayyibani".

    bugün televizyona odaklanma günümmüş, onu anladım. hayvansever bir amcamla reportaj yapıyorlar. "neden sivas kangalı" diyorlar. o da "hasta olmuyor" diyor. başka neden saymasını istiyorlar yine aynısını söylüyor. hasta olmasına olmamasına göre köpek seçen bir adamı da ilk defa gördüm.

    garipliklerin insanıyım ya; dört hıyar bir odada uyumaya çalışıyor. biri de benim. ne mi yaptık? "haydi lost kelimesinin harflerinden cümle üretelim" dedik. başladı cümleler saçmalamalarla. "lopları olga'nın sertti, taştı" cümlesi bardağı taşıran son lop, pardon damla oldu.

    avrupa yakası yıldızlarından şahika koçarslanlı'dan bir kez "gerizekalının bakanlar kurulu" demesini istiyorum. nedir yani?

    söz vermiştin bana, yanı başımda haşlanmaya!

    14 şubat rant gününde ne pazarlıyoruz?

    el oğlu dişleriyle 224 tonluk treni çekiyorum diye rekorlar kitabına giriyorsa ben de burnuna buzdolabı kapağı takan ilk insan olarak giriyorum. tamam mı?

    ok kib bye.
    4 ...