geçmişten sana el sallıyorum yeryüzünün kanatlısı. kadıköy sensiz çok sessiz. modanın sokakları mide bulandırı derecede yalnız.
keşke böyle olmasaydı. keşke bunları yapmasaydım. neredeyse 5 yıl olacak, seni hala özlüyorum. hep özleyeceğim. bana yaptıklarına rağmen. kendimi bir piç gibi hissetmeme neden olmana rağmen seni kimse benim kadar sevemeyecek.
sen gittin çok kötü şeyler oldu be. başka bir ilişkiye başladım, ona aşık oldum...
senin gibi hissettirmedi ama, sanırım bir daha asla kendimi sende hissettiğim kadar mutlu hissedemeyeceğim. beni ben yapan sanırım senin sesindi, yanaklarındaki, belindeki gamzelerdi. alnına dokunduğumda, saçlarını bozmaya çalıştığımda hissettiğim kadar hiç hissedemedim bir daha mutluluğu. çünkü kimsenin alnına dokunmadım. kimsenin saçlarını bozmadım. gelirsin diye 2 sene bekledim. gelmedin. gelmeyecektin.
sevgililerinin hepsini gördüm, öğrendim. bir tanesi ile eylemde yan yana yürüdük hatta. ne kadar ağır bilmezsin sen. biz beraberken aldığın kedi bile ne kadar büyümüş. siyah güzellik... sadece 1 kere sevebildim. tıpkı senin gibi.
6 gün sonra yeni ilişkimin 2. yılı. ve ben bunları hala sana yazmak yerine bu siktiğim yerine yazıyorum. sana çıkan bütün yollar yıkık, sana açılan bütün kapılar kapalı. her gün evinin önünden geçmek zorunda kalıyorum. seni çoğu zaman beklediğim yerden, seni evine bıraktığım yerden. ikimizin şarkısını dinleyerek geçmek çok kötü.
bana gelicek olursa, ben yarımım. 2 yıldır bir ilişkim var, beni seviyor. ben de onu seviyorum ama beni mutlu edemiyor. sebebi sen değilsin, sebebi fazla egoist olması... en ufak bişeyde aklımın hala sende kaldığını düşünmesi.tam seni unuttum derken sevgilimin senin konunu açması işleri daha zora sokuyor.