evet doğru, filmde küfürler havada uçuşmakta; fakat bu küfürler öyle orijinal ki ilk 15 dakikadan sonra edilen en ağır küfür bile izleyiciye sıradan gelmeye başlar. filmin dinamiği bu argo kelimeleri mükemmel şekilde eritir, sindirir. aynı zamanda istanbul gecelerine -özellikle de laleli- farklı bir bakış açısı sunar.
tabi şu da var erkan can olmasa o küfürler gayet eğreti durur, film de izlenmez bir hal alırdı. müthiş küfür performansıyla ödül alan erkan can, tam yedi yıl sonra dini karakter performansıyla ödül alacaktır. (bkz: takva)
bu da demektir ki bu adam mahallenin muhtarları'ndan çok daha öteye taşımıştır kendisini.