türkiye cumhuriyeti'nin kurulmasıyla organik bağı olan kurtuluş savaşında din vurgusu çokca yapılmıştır. bunun bir sebebi,istanbul'daki hilafetin kurtuluş hareketini dinsiz olarak yaftalamaya çalışmasıdır. tbmm de yine kuranlar eşliğinde açılmıştır. çünkü mücadele halen sürmektedir. atatürk, ülkede tüm güçlerin bir merkezde toplanmasını sağlayana kadar halkı mobilize edebilecek her türlü sembolu kullanmıştır. bir liderin yapması gereken de budur, halkını kendi etrafında toplamak.
daha sonrasında kurulan cumhuriyet ise kademe kademe laik bir çizgiye gelmiştir.
bu ülkeyi dini müslüman zihni laik olan insanlar kurmuştur. ama din vurgusu silik olmuş sonrada ortadan kaldırılmıştır. bu ülke bir islam devleti olarak tasarlanmamıştır. bu fikre katılmayanlar da zamanla elemine edilmiş ve cumhuriyet kurulmuştur.
bugün gelinen noktada, akp'nin gücünü artırdıkça 1950'lerdeki dp gibi davranmaya başladığını görüyoruz ki bu da çok tehlikeli günler yakındır demek. üniversitede okumak isteyen başörtülü/türbanlı kız öğrencilerin bu hakları tartışılabilir. hatta benim düşünceme göre de bu onların hakkıdır.
ama;
bu sonu nereye gideceği belli olmayan muğlak anayasa değişiklikleriyle yapılamaz. çıkıp bir milletvekili bizim asıl niyetimiz kamu çalışanları için de türban yasağını kaldırmak diyebiliyorsa, bugüne kadar geçek eşitlik, özgürlük için bir şey söylememiş insanlar tavırlarını ortaya koymaya başlarlar. düşünce özgürlüğü, fikir özgürlüğü kadar, baş örtüsü takanın üniversite hakkı da vardır ama burası laik bir devletse bunun bir sonraki adımı yoktur, olamaz.