Gün saymaktır. Bazen sırf gün sayabildiğim için şanslı hissediyorum kendimi. 67 gün oldu o gideli. süresiz bir hasret değil, en geç 1 ay sonra bu zehirli hançerden kurtuluyorum; merhemim geliyor. Neyse ki hayatın pozitif yanlarını görebilen biriyim, yoksa her şey daha çekilmez olurdu.
Bir de Hiç gelemeyecek olanlar var; toprağın altındakiler. şehit ağabeylerim, ablalarım, kardeşlerim var. ruhi kılıçkıran, süleyman özmen, yusuf imamoğlu, ertuğrul dursun önkuzu ağabeylerim; fahriye altınok, hanife fendoğlu, süheyla özpolat, mürüvvet kekilli ablalarım; hasan şimşek ve fırat çakıroğlu kardeşlerim ve daha niceleri var. Galip ağabeyim var... Atsız ata, nejdet sançar, dündar taşer var!
Ama hiçbir hasret kalıcı değildir. En fazla 50-60 yıl sonra onlara tanrı dağlarında kavuşabileceğim. Sevdiklerimiz bizleri bekliyorlar, vuslat sandığımız kadar uzak değil.