Gittikleri yerden toplu mezar ve soykırım iddiaların da bulunurlardı ancak bu pek sikimizde olmazdı.
Sonrasın da gsmh ve kişi başına düşen milli gelirimiz artardı malum, köpek sürüsü gibiler...
inşaat sektöründe durağanlaşma başlardı belki de bu sayede insanlar fabrika açma fikrine yaklaşarak yatırımın ne demek olduğunu doğru anlarlardı. (Kürtler müteahhit demiyorum burada amele'ye dikkat çekiyorum. (bkz: Ersin Korkut))
Kürtlerin boşaltığı alanlara kaydırılacak Türk aileler ve zulme uğrayan Türkiye dışındaki Türkmenlerin ilgili yerleri bayındırlaştırması sonucunda ülkenin yıllardır gelişemediği(!) iddia edilen doğu ve güneydoğu'su da gelişecektir. ( *gelişemediği iddiasının sebebi yapılan yatırımların, kürtlerin hakkını savunuyor dedikleri PKK tarafından tahrip edilmesindir.)
Nufüsun tüm ülke geneline düzenli bir şekilde dağıtılmasının ardından şehirlerin demoğrafik yapılarında iyileşme olacağından belediyeler kendilerine aktarılan bütçeyi alt yapıyı düzeltmek üzere harcama yoluna gidecek ve ülkemiz refaha erecektir. ( *Bu aslında kürtler gönderilmeden de yapılabilir ama olsun biz söyleyelim de biri görür okur bir şeyler yapmaya çalışır.)
işsizliğin azalmasıyla birlikte toplumsal kalkınmanın ve eğitim düzeyinin yükseleceği de aşikârdır. ( *Yapılan bilimsel bir araştırmaya göre dünya üzerinde 3 milyar insan fazlalıkmış. Bilmem anlatabildim mi?)
Genelkurmay'a aktarılan bütçenin ülkenin AR-GE yatırımlarına aktarılmasıyla "Türkiye neden uzaya gidemiyor?" sorusu unutulacak, teknolojik gelişmelerin ve üretimin artması ile ülkemiz belki de 100 yıllık "gelişmekte olan ülke" sınıfından ayrılıp Gelişmiş Ülkeler arasında yerini alacaktır.
Not: Tüm bu yazdıklarımın sadece Kürtlere bağlı olmadığı da açıktır. Düzgün yönetici ve idealist kadrolar ile bunların gerçekleştirilmesi mümkündür.
Bir diğer not: Sorun Kürtlerde değildir. Sorun ülkenin yönetim ve idaresini elinde bulunduranların aymazlığındadır. Doğuya ayak basmamış olanların doğuyla alakalı proje üretmelerinden kaynaklanmaktadır. Buna Sivasın ötesine geçemiyorlar diyerek çemkiren AKP'de dahildir. Doğu'nun sorunlarını bilmeden kendi kafalarına göre proje uydurmaları tüm bunlara sebeptir. Sevgi, her kapının anahtarıdır, kilitler sevgiyle açılmalı ve kırılmalıdır.
Ne acıdır ki bu ülkenin son zamanlar da hiç Gaffar Okkan'ı, Eşref Bitlis'i ve Recep Yazıcıoğlu'su yetişmedi. Bunun sebebi devlet idaresinin liyakat usulünce atama yapmaktan ayrılıp, yalaka usulü atamaya geçmesindendir. Bu sayfığım isimleri tanımayan liselilerimiz, üniversitelilerimiz var!
Gençler, arkadaş; jitem ve yeşil'e hayranlık duyduğunuz kadar lütfen bu adamlara da hayranlık duyunuz ve bu adamları da araştırınız... Doğuda bir şeylerin değişmesini istiyorsanız bu adamların neler yaptığını özümsemeli ve anlamasınız...
(Buradan bir de tarih verelim... 2018 bazı şeylerin değişmeye başlayacağı yıldır. Rab'bim doğru safta yer almayı herkese nasip eylesin!)