zordan da öte, imkansızdır. çünkü hepimiz, varolduğunu sandığımız doğruların içine doğuyoruz ve bu doğrularla yetişiyoruz. bu doğrulara göre bina ediyoruz her şeyi. zamanla oluşan her fikir, altta varolanın yansıması ya da ondan kaçınması şeklinde oluşuyor. hiçbirimiz mutlak doğrunun ne olduğunu bilmiyoruz. subjektif varlıklarız. renkler, mesafeler ve hatta kendimizi bile beynimizin varolduğunu düşündüğü, tahmini tanımlarla biliyoruz.