--spoiler--
Sırat kadar keskin bir hayatın ortasındaydım
Yüreğimde mutedil sevdaları
Gözlerimde yarınları
ve çözülmemiş sırları taşıyordum
Yıldızsız gecelerin perde aralıklarından
Ve bir mum aleviyle aydınlanan odalardan
Fakülte kantinlerinden
Otobüs duraklarından
Gürültülü meydanlardan
Ve inançlarıma boyadığım şehrin duvarlarından
Bir gök gürültüsü gibi titreyip
Göğsümü kavgalara dönüyorum
Omuzlarıma aldığım yük yığınların kurtuluşuydu
işte ben bu yüzden, umutlarımı
Yuvasına sürülmüş bir mermi gibi
Bıkmadan, yorulmadan
içimde taşıyorum
Âhh! ağlamadan, korkmadan
Ve aykırı yaşamanın bilincinde
gözlerimi kırpmadan
gülerek göğüsledim kurşunları
Ben ölerek yaşatmanın ne olduğunu
Yıllar önce önde gidenlerden öğrenmiştim
Taze bileklerimi, gök gözlerimi
Ve içimi çoktan hazırlamıştım hırçın kavgalara
Kaldırımlarda büyümüş biri için
Kaldırımlara yığılmak zor değildi
Ve zor değildi
Cebinde kefen parası olmayan biri için
Her şeyi yüz üstü bırakıp gitmek...
--spoiler--