fırat çakıroğlu

entry1272 galeri
    330.
  1. --spoiler--
    Sırat kadar keskin bir hayatın ortasındaydım
    Yüreğimde mutedil sevdaları
    Gözlerimde yarınları
    ve çözülmemiş sırları taşıyordum
    Yıldızsız gecelerin perde aralıklarından
    Ve bir mum aleviyle aydınlanan odalardan
    Fakülte kantinlerinden
    Otobüs duraklarından
    Gürültülü meydanlardan
    Ve inançlarıma boyadığım şehrin duvarlarından
    Bir gök gürültüsü gibi titreyip
    Göğsümü kavgalara dönüyorum
    Omuzlarıma aldığım yük yığınların kurtuluşuydu
    işte ben bu yüzden, umutlarımı
    Yuvasına sürülmüş bir mermi gibi
    Bıkmadan, yorulmadan
    içimde taşıyorum
    Âhh! ağlamadan, korkmadan
    Ve aykırı yaşamanın bilincinde
    gözlerimi kırpmadan
    gülerek göğüsledim kurşunları
    Ben ölerek yaşatmanın ne olduğunu
    Yıllar önce önde gidenlerden öğrenmiştim
    Taze bileklerimi, gök gözlerimi
    Ve içimi çoktan hazırlamıştım hırçın kavgalara
    Kaldırımlarda büyümüş biri için
    Kaldırımlara yığılmak zor değildi
    Ve zor değildi
    Cebinde kefen parası olmayan biri için
    Her şeyi yüz üstü bırakıp gitmek...
    --spoiler--
    0 ...