katilin bahçıvan olduğu başından beri belliydi. ben ve ortağım bundan emindik. ama küçük bir sorunumuz vardı; sözlükte hiç bahçıvan yoktu...
maktulün kanka listesindeki yazarlarla konuştuğumda şu sonuç çıkıyordu: maktul son günlerde özel mesajdan tehditler almış ve gotü yusuf yusuf etmeye başlamıştı. ama küçük bir sorunumuz vardı: özel mesajın sahibi fake yazardı. işiimiz iyice zorlaşıyordu.
bu arada ortağımı 'bahçıvanların iç dünyasını araştırması' için zengin semtlere gönderdim. oralarda bikaç bahçıvan bulup konuşacak, cinayete eğilimlerinin nerden geldiğini öğrenmeye çalışacaktı. ve kim bilir, belki son günlerde elini kana bulamış bi bahçıvanın izini bulabilirdi... ama küçük bi sorunumuz vardı: ortağımdan 3 gündür haber yoktu ve bahçıvanlardan şüpheleniyordum.
cinayet sonrası maktulün nick altına düşen acılı entrylerden bi yerlere ulaşmaya çalıştım. ama küçük bi sorunumuz vardı: hepsi skindirik entrylerdi ve hiçbir ip ucu vermiyordu.
maktulün evine gidip bilgisayarına el koydum. belleğin yüzde 95'i porno filmlerle doluydu ve korkarım ki rahmetli öbür tarafa cenabet bi şekilde intikal etmişti... bilgisayarı incelemeye başladım. kobe tai'den tutun da, jenna'ya kadar meşhur tüm pornocular gizli klasörde mevcuttu. ve küçük bi sorunumuz vardı: boşalmışım ımına koyiim; hem de defalarca! hem de daha ilk filmin ilk 10 dakikasında!
altıncı boşalışımda beynimde şimşekler çaktı. işte, olay tüm çıplaklığıyla karşımdaydı (çıplaklık demişken, hatunda ne memişler var öyle bee). rahmetli cinayete kurban gitmemişti. otopsi raporlarını gözden geçirdim. evet, avucu nasırlarla doluydu ve bünyesi bu kadar kalori kaybına dayanamamıştı...
bu sonuç benim baştaki 'katil bahçıvan' tespitimi de doğrular nitelikteydi. nitekim, son izlenen filmdeki erkek oyuncu bahçıvan kılığındaydı ve inanın o elindeki kürek değildi! rahmetli uuser ya kalpten gitmişti, ya da kahrından...