azerbaycan

entry924 galeri
    474.
  1. ''Çok geçmişim bu dağlardan,
    Turna gözlü pınarlardan!;
    işitmişim uzaklardan
    Sakin akan arazları;
    Sınamışım dostu, yarı…

    El bilir ki, sen benimsin,
    Yurdum, yuvam, meskenimsin,
    Anam, doğma vatanımsın!
    Ayrılarmı gönül candan?
    Azerbaycan, Azerbaycan!

    Ben bir uşak, sen bir ana,
    O kadar ki, bağlıyım sana:
    Hangi semte, hangi yana
    Hey uçsam da yuvam sensin,
    Elim, günüm, obam sensin!

    Fakat senden gen düşende,
    Ayrılık benden düşende,
    Saçlarıma kır düşende
    Boğar aylar, yıllar beni,
    Kınamasın eller beni.

    Dağlarının başı kardır,
    Ak örtülü bulutlardır.
    Büyük bir geçmişin vardır,
    Bilinmiyor yaşın senin,
    Neler çekmiş başın senin.

    Düştün uğursuz dillere,
    Nes aylara, nes yıllara.
    Nesillerden nesillere
    Geçen bir şöhretin vardır;
    Oğlun, kızın bahtiyardır…

    Hey bakarım bu düzlere,
    Ala gözlü gündüzlere;
    Kara hallı ak yüzlere
    Gönül ister şe’r yaza;
    Gençleşirim yaza-yaza…

    Ölmez gönül, ölmez eser,
    Nizamiler, Füzuliler
    Elin kalem, sinem defter,
    De gelsin her neyin vardır,
    Deyilen söz yadigardır.''

    Samet vurgun
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük