Aslında futbol bilgisi çok zayıf biri olarak ve uzun süre takım tutmayıp sonradan gerekli sebeplerden beşiktaşlı olan biri olarak okuyun lütfen yazımı.
dünki liverpool maçında anladımki koyu bir taraftar olsaydım şayet beşiktaşın amigo bayan taraftarı olurdum. heyecan dolu dakikalar , mideye krampların girmesi , sövmeler, dualar hepsi bir arada.
babanın yanında ettiğin küfürle kızaran yüzün yerini kahkahaların alması. vallahi olimpiyattaki atmosferi bilmem ama bizim evde de atmsofer bir başkaydı. *
ilk gelen golle çığlıkların atılması ki bu karı milletinin sevincide çok kulak tırmalayıcı ya. o anda babamı bile sevesim geldi düşünün. * velhasıl söz konusu maç penaltılara geldiğinde ekrana bakamayacak kadar heyecanlıydık. oğlum ne garip hisler yaşatıyor adama bu taraftarlık. son liverpool'un atacağı penaltında babayla geçen diyologda şöyleydi;
- baba ben bakamıcam ya su içmeye gidiyorum
* gel kız buraya totem mi ne zımpırtı ondan yapalım ver elini
- hadiii hadiii dışarıııı dışarııııııı
* haddiii dışarıı dışarıııı dışarııııı
+ ve topun kalenin üstünden dışarı çıkması
babamla bakışımızdaki şaşkınlıkla cığlıklar , sevinçler ve marşlar. babamla bu kadar yakınlık kurmamada vesile oldun ya lan beşiktaş başka bişey demiyorum. iyi ki varsın!!!