"orada bir köy var uzakta" şarkısına yıllardır kendini vermiş insanlara şarkıyı öğrendiğimden beri kılım. orada, uzakta bir köyleri olduğunu biliyorlar. "görmesek de" deseler de hepsi de görünen köyün kılavuz istemediğini biliyorlar. ama "görmesek de" diyerek benim sinirlerimi germeyi çok iyi biliyorlar. her haltı beceriyorlar o ağızlarında geveledikleri köylerine bir türlü gidemiyorlar.
o söyledikleri şarkıları dizsem peş peşe, buradan köye yol olurdu.
"losing my religion" isimli şarkının türkçe'ye çevirisi olsa olsa "adamı dinden imandan çıkarmayın ulan" dır.
ben dert almam, dert veririm.
yaşama, çürütme, yergi...
facebook'taki süperwall ve funwall uygulamaları tuvalet duvarları gibi. her türlü espri, resim, gündem konusu... her şey orada. bir birlerine tehdit mesajları yazanlar da orada. takımını destekleyip "en büyük bilmemkim" diyen de orada... her şer var orada!
kimi sokaklarda fink atar, kimi barlarda "funk" atar...
balık hafize.
bir zamanlar uçakta çekilen bir şampuan reklam filmi vardı. uçağın tuvaletinde saçını yıkadıkça inleyen bir bayan ve içeride hostesi çağırıp "ben de o şampuandan istiyorum" diyen teyzeyi içeren reklam... ben de onlar ne içtiyse aynısını istiyorum. yok arkadaş! hani gördüm şu zamana kadar başını şampuanlayıp kendinden geçenleri de, bu kadarı da fazlaydı...
fatih akın "im juli" filmini kasım'da çekseydi nasıl olurdu ki? muhtemelen kasım isimli abimiz bir kıza aşık olurdu;filmin ismi "kasımda" olurdu zaten. sonra kasım,kıza derdi: "balkanlar üzerinden gelen soğuk hava kütlesi ile türkiye'ye geç"... kasım.. aylardan biri gibi...