saçmalamada sınır tanımamak

entry223 galeri
    122.
  1. tarık akan gibi yakışıklı olsaydım her çimende, kuru yaprak yığınında yatan kızı öperek uyandırırdım. sonra beni bir kız ordusu kovalardı. orduya daha sonra abileri katılırdı. yorgunluktan bayıldığımda o abi sürüsünden biri beni öperek ayıltırdı. iyi macera olurdu.

    ağır siklet abi şampiyonası.

    herkes filmlerdeki özlü söz tarzı replikleri özler, yeniden söyler. ben hiç özlemiyorum o tarz sözleri. benim en çok özlediğim söz, şener şen'in "milyarder" filmindeki "milyarlık papağan... milyarlık papağan" şeklindeki sayıklayışı. size ne?

    feysbukun işleyişi gerçek hayat gibi olsa garip olurdu. şimdi diyecekler, "yetti senin feysbukun" diye ama, ne yapayım hakim olamıyorum kendime. şimdi düşünün ahmet isimli kişi sizin duvarınıza (wall) yazıyor: "vayyy kanka ne yapıyon yaa,görüşemiyoz". bu arada ahmet isimli kişinin size yirmi kilometre uzakta oturduğunu da not düşeyim. ahmet 20 km uzaktan geliyor iniyor otobüsten; sizin bahçe duvarına yazıyor bu yazıyı. sonra tekrar biniyor otobüse,gidiyor. sizin cevap vermeniz lazım ahmet'e. hemen koşuyorsunuz ahmet'lerin evine. alt bahçe duvarına "iyilik kanka" cevabını veriyorsunuz. vay be! bir "naber kanka" için kat edilen mesafe... bir de bunların üzerine funwall videoları... herkes televizyonlarını duvarlara götürsün assın. ben böyle bir dünyada yaşamak istiyorum arkadaş. zahmetli, yorucu bir dünya ama emek kutsaldır.

    kuzuların sessizliği filminin devamı hannibal değil de keçilerin haykırışı olsa çok ilgi çekici olurdu. hannibal bağırsa kaç yazar?

    hannibal neşter.

    yazının bundan sonraki kısmının okunmasını argo sevmeyen insanlara tavsiye etmiyorum. ah biz çok argo severiz ne demezsiniz...

    çok yakın bir dostumla muhabbet ederken herkesin sık sık kullandığı "zikseler yapmam öyle bişey" sözünü kullandım. bir an duraksadı ve bana dedi ki: "keşke öyle bir ekip olsa" dedi. "nasıl" dedim. "birimiz bu sözü söylediğinde kapı çalsa ve deseler ki sizi zikmeye geldik" dedi. güldük o an. gerçekten garip olurdu. ama işin en kötüsü arkadaşımın bu durumu beni rüyasına yansıtıp beni rüyasında mağdur durumda bırakışıydı. dört tane badigard tipli adamın içeri dalışı üzerime yürüyüşü, benim gerisin geri adım atmam ve arkadaşın "çok sürer mi" demesi... rüyayı ben görmüş gibi oldum şerefsizim.

    şerefsizim.
    1 ...