bulutlar seks yapıp yağmurlar boşaldığında
romantizmi geç,
oh, seks amına koyayım!
yarım yamalak yazılmış bir çingene masalıydın sen
hep gitmeye meyilli
hep terk etmeye
bir camı kırar gibi kırdın bir şiirin kalbini.
bir başak tanesi kadar ağır başlıydım
sen o gece elimi bıraktın
dudaklarımı da
yüzüme de bir paket bıraktın, şüpheli
ve içinde gözlerini unuttuğun
paket infilak etti, ben ağladım
bu biraz bana ayıp oldu, biraz kalp diye taşıdığım
sana benzeyen bir organı kırdı
bölünen kişiliklerimi ve birkaç şişe jack alıp
denize bakan kaldırımlardan geçtim
dalgalar hep karaya vuruyordu
allah'a amirim diye seslendim utanmadan
hiç bahsetmiyorum bile
değdiğinde dudağın dudağıma
ağzımın içinde gerçekleşen soykırımlardan
pozitif katliamlardan falan
bunalmıştım, haplıydım
köpekleşmiş, etimi ısıran kalabalığın içinde bağırdım;
'amirim, bu cinayet ne zaman biter?'
kadıköy o gün çok kalabalıktı,
beni deli sandılar...