Sanıldığının aksine, padişahın ülkenin tek hakimi olmadığı imparatorluktur.
osmanlı devletinde, ülke hanedanın malı olarak görülmekte, padişahın ilahî bir yetkiye dayanarak hükmettiğine inanılmaktaydı. fakat imparatorluğa baktığımızda, bunun sultanın kendi kişiliğinden değil, hanedanın sembolik gücünden kaynaklandığı görülmektedir. sultanlar, kişisel olarak savunmasızlardı ve nitekim osmanlı tarihinde ayaklanma sonucu tahttan indirilen padişahlara rastlamaktayız. fakat padişahı tahttan indiren (yeniçeriler ve ulema sınıfı gibi) zümreler ve kitleler, yeni bir siyasal sistem kurmaya çalışmamış veya yeni bir hanedan meydana getirmemiş, bilakis var olan hanedanı korumaya özen göstermişlerdir.
sultanın, şahsi olarak korumasız olması ve tahttan indirilebilmesi, osmanlı toplumunu sultana karşı koruyan görünmez bir kalkanı anlatacak bir kavramı akla getirmektedir. şerif mardin, bu kavramı zımnî(görünmez) sözleşme olarak adlandırmaktadır. buna göre, sultan, iktidarını koruyabilmek için tebaasıyla kendisi arasında olan zımnî sözleşmeye uymak zorundaydı.
zımnî sözleşme fikrinin temelinde aynı zamanda islâmi bir anlayış da yatmaktadır. mardine göre bu görüşün temelini bütün toplumu iyiliği emir ve kötülüğü menetmekle görevlendirilen bir kuran ayetinden alınmış tasavvur oluştur(maktadır.)(1)
halil inalcık, zımnî sözleşmeden şöyle bahsetmektedir:
osmanlı pâdişahı mutlak iktidar sahibidir, doğrudur. fakat tarihî bir gerçektir ki, pâdişahın iktidarını, islâmî şerîat, ataların koyduğu kanûnnâmeler ve geleneksel adâlet prensibi sınırlandırmıştır. xvii. yüzyılda iki pâdişahın katli, asker ve esnaf isyanları bu esaslar ileri sürülerek meşrulaştırılmış, ayaklanmalarda şerîatın temsilcisi ulemâ, hareketi meşrûlaştırmaları için daima fetvalarıyla önde görülmüştür. lâyiha sunan bürokratlar daim kanûn-i kadîm ve adâlet prensipleri üzerinde durmuşlardır.(2)
osmanlı toplumuyla padişah arasındaki bu zımnî sözleşme, aynı zamanda "adalet dairesi", "eşitlik çemberi" veya "hakkaniyet çemberi" de denilen bir kavrama da dayanmaktadır. ayrıntılı bilgi için dipnottaki kaynaklara bakabilirsiniz.
1 şerif mardin, osmanlı bakış açısından hürriyet, şerif mardin, makaleler 4: türk modernleşmesi, istanbul, iletişim, 1997, sf. 111
2 halil inalcık, seçme eserleri, devlet-i aliyye: osmanlı imparatorluğu üzerine araştırmalar - ii, sf. 45