çocukluğa dair unutulmayan anılar

entry40 galeri ses1
    18.
  1. yüzümün yanmasıdır. bendeki bu ateş tutkusu küçüklükten geliyor herhalde. henüz daha 8 yaşında, uslu bir çocuk olan ben mahallenin fırlama olan çocukları ile tanışmıştım. beraber gezerken bir mobilya üreten firmanın önünde atık olan bir teneke tiner bulmuştuk. çocukluk aklı ya aldık tineri mahallenin göbeğinde yere döküp döküp yakıyoruz. alevler yükseldikçe mutlu oluyoruz. kısa bir süre içerisinde tineri bitirdik. elimizde sadece teneke kaldı.

    tabi o zamanlar rahmetli savaş ay' ın programını filan vardı. böyle kocaman bir varil içerisinde ateş yanar, etrafında ise ateşin çıtırtısı eşliğinde sohbet eden insanlar olurdu. aklımıza o sahne geldi ve tenekeyi yakmaya karar verdik. kibrit bende olduğu içinde bu kutsal görev bana kalmıştı. ilk denememde rüzgarın azizliğine uğrayarak başarısız oldu. rüzgarı etkisiz hale getirmek için , tenekeye iyice sokuldum ve kibriti yakmayı başardım. tenekenin içerisine attığım anda ise, kocaman sarı bir şeyin beni sardığını ama bir kaç saniye sonra bıraktığını hatırlıyorum.

    çevremdeki insanlar bana çok korkmuş bir şekilde bakıyor fakat ben ise hiç bir şeyin farkında olmadan gülüyordum. çevreden gelen tepkilere dayanamayarak, en yakın bakkala koştum. aynada kendimi görür görmez ağlamaya başladım. terminatör misali, yüzümün yarısı değişik bir biçimde idi. ne kaş kalmış nede kirpik kalmıştı. saçımın bir miktarı da yanmıştı. ağlayarak ve koşarak eve koştum. beni o şekilde gören annemde ağlamaya başlamıştı....

    en çokta onları üzdüğüm için üzülmüştüm. yaklaşık 2 ay boyunca evden çıkmadan, okula gitmeden bir hayat yaşadım. dışarıya çıktığımda insanların bana garipser şekilde bakmasından rahatsız oluyordum. bu yüzden araba olmadan hastanede pansuman yaptırmaya bile gitmiyordum.

    çok şükür şimdi o günlerden en ufak bir iz kalmadı....
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük