saçmalamada sınır tanımamak

entry223 galeri
    100.
  1. malaparte ve arkadaslari ile finlandiya'da vakit kıcı donduran bir kiş aksami oturdum ren saraplari iciyoruz.

    dünya'nin hali diyor malaparte kötü. basliyor anlatmalarina, italya'da hz mussolini hazretleri ile dalgalar gecerek anlatiyor diyeceklerini.

    soruyorum ona:
    - yahu curzio sen neden partiye girdin.

    o da bana bakarak söylüyor

    - mein liebe esteban, eğer biraksaydim şimdi ingiltere de savasin bitmesini beklerdim. ama savasta olan bitenleri kitabimda anlatmak için duruyorum. duruyorum ki hiç olmazsa hakkaniyetle olan biteni anlatayim.

    disarsi gercekten soguk donmus atlari görmeye gidiyoruz göle. hepsi buz tutmuş o gölde.

    birden kendimi eddie cassin ile cin ve portakal suyu icerken buluyorum. o zorla bana cini sek icirmeye calisiyor ama ben inatla sek ictiğimi söylüyorum.

    bremende yikik bir salondayiz jazz orkestrasi ve komedyenler esliğinde dalga geciyoruz.

    birden kulagimin dibinde bir ses yankilaniyor;
    - was du hier?
    - adam gibi söyle ulan.
    - burda ariyorsun.

    diyor, monokl gözlükler takmış olan raymon chandler. piposu masallah lokomotif gibi duman saliyor.

    harold mccoy'u gösterip:

    - they shot the horses, don't they.

    diyorum.

    ve sözlesiyoruz onunla ben, o, eddie cassin ve malaparte ile pişpirik oynamaya.
    1 ...