dahilerin dahisi, manevi babam... bende yeri öyle bir ayrıdır, bilinçaltıma öyle bir işlemiştir ki, rüyamda kendisini mezarından diriltmek için stephen king ile ayin düzenlemişliğim bile vardır.
*özet olarak schopenhauer'un felsefesi,*
irade kavramını oluşturarak, hayvansal güdülerimizi sigmund freud'dan önce keşfeden, iradeyi; amaçsız, kişiliksiz ve zekadan yoksun olarak nitelendiren, (irade kavramı; kur'an da nefis olarak geçer) kısacası, davranışlarımızın arkasında yatan hemen hemen bütün olguların aslında kontrolümüz dışında gerçekleştiğini dile getirir. bu açıklamalardan psikolojinin temellerini atan insanüstü varlığın kendisi olduğunu çıkarabiliriz. gelelim tartışılan kısımlara...
*schopenhauer kadın düşmanı mıdır?*
basitçe açıklamak gerekirse, bu konuda ki mantığı; erkek güce dayalı (modern anlamda para) bütün fizyolojik ihtiyaçları (barınma, besin vb.) karşılarken, kadının cinsel organını kullanarak bu gücü elde etmesini tamamen iğrenç bulmuştur. Erkeğin sex kavramını başarı olarak görmesini ve nihai amaç olarak algılaması karşısında sinir krizleri geçirmiş, bu durumu fark eden kadınların, bu varoluş kıstasını menfaatleri uğruna sonuna kadar kullanması yüzünden, kadınlara nefret beslemiştir. Kısacası tespitlerini, günümüzde kaşar olarak sınıflandırdığımız kadınlara itafen yazmıştır. Melekten bozma türk kadınlarımız üstünüze alınmayın...
*hayat güzel vapurlar falan... bu kadar pessimist olan birini kaale almam diyenler için,*
burası gerçekten çok ince bir çizgi. sonuç olarak hayatımızı devam ettirebilmek için, başka bir canlıyı öldürmemiz gerekiyor ki bu durum; dünyanın özü kötüdür söyleminin net olarak kanıtıdır. dikkat edilmesi gereken nokta, rasyonelliği, pessimizm ile karıştırmamak. kendisinin "ruhu büyük insan, büsbütün yalnızlığı seçecektir." sözüne tamamen katılmasam da, böyle bir görüş sergilediği için asla kendisini suçlayamam. Bu durumu kendisinin aforizması ile açıklamam daha doğru olur.
"insanlarla kurulan neredeyse bütün bağlar bir kirlenme, bir pislenmedir. Ait olmadığımız acınası yaratıklarla dolu bir dünyaya indik. Daha iyi olan az sayıda insana saygı duymalı ve değer vermeliyiz; gerisine talimat vermek için dünyaya geldik, onlarla arkadaş olmak için değil." Sonuç olarak geçmişinize bir göz atın. iletişim kurduğunuz insanları şöyle bir hatırlayın. Kaçının kişiliği tatmin edici seviyede idi? Sonra bu sonucu orana bağlayın. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.
*babasını erken yaşta kaybedip, anne sevgisi görmediği için kadın düşmanı ve kötümserdir diyenlere,*
elinizi vicdanınıza koyun arkadaşlar. schopenhauer sistem felsefesi geliştiren ender filozoflardan biridir. bütün savlarını neden-sonuç ilişkisi ile açıklamış ve insanların kafasında bir tane soru işareti bırakmamış bir insanın, bütün kötümserliğinin ve kadın düşmanlığının kaynağını, mutsuz bir çocukluk dönemi geçirdiği safsatasıyla yargılamanız, bilgi ile show yapan narsist kişilik örneğidir. Irwin Yalom'a saygım sonsuzdur. lakin bu konuda kendisi ile ters düştüğümü belirtmek isterim.
Kendinizi fazla kaptırırsanız, mutsuzluğa davetiye çıkardığı doğrudur. Çözüm önerilerinin bazılarını kendinizle bağdaştıramayabilirsiniz ki yegane idolüm olarak gördüğüm arthur babamla, istisna da olsa fikir ayrılıkları yaşayabiliyorum. Şunu iyi bilin ki; dünya tarihi boyunca, hiç kimse schopenhauer kadar gerçekçi tespitlerde bulunmamıştır.