dün gözü yaşlı bir adam gördüm,
sevdiğinden ayrılıyordu,
biricik arabasını çıkarmış satılığa,
ama gözlerinin içi gülüyordu bir yandan.
hem satıyor, hem seviniyordu sattığına.
içi buruktu belli.
meğer o çok sevdiği arabasını,
bir değer uğruna satıyormuş.
"bank asya için" dedi.
gözlerinin içi parlıyordu o adı söylerken.
tekrarladı,
"bank asya için"...
hak verdim ona, biraz da kızdım.
"bank asya için" satar mı insan?
arabasını, en sevdiğini...
ama o satıyordu.
arabasını, en sevdiğini...
"bank asya için"...
pazarlık ettim hunharca.
beşe kapattım.
beşe kapatmak nedir?
"üçe kapatmak"ın iki fazlası.
peki, "üçe kapatmak" nedir?
ah bir bilseniz.
ama konu bu değil.
yeter ki bank asya batmasın.
her şey bank asya için.
ama siz yine de ne üçe,
ne de beşe kapatın.
ağlayanın malı,
yaramaz gülene.
peki arabasını satanın ahı,
yarar mı gülen'e?