"gelin, bir planım var" kadar da aptalca bir dizi cümlesi duymadım şu zamana kadar. yani daha aptalca bir cümle duymadım şu ana kadar. yok arkadaş, hani askeri bir dizi çekersin, efendim macera çekersin, polisiye çekersin plan yapar karakterler. "bir planım var" da der. desin de zaten. ama sitcom gibi dizilerde elleri omuz üstünden atıp fısır fısır konuşup plan yapmaya ne gerek var?
sitcom gibi dizilerin çok basit günlük olaylar üzerine döndüğünü hepimiz biliyoruz. ama sanmayın ki öyle basit. karakterler olmadık zamanlarda "bir planım var" deyip her olayı komplike hale getirme özelliğine sahipler. "vedat abi, bizim ayakkabı çekeceği kaybolmuş" gibi bir cümlenin üzerine "bir planım var,dinle beni" diyeceğiz; ellerimizi vedat abi'nin omzundan atacağız gizlice kulağına fısıldayacağız ki dünyanın en gerizekalı manzaralarından birini görsün insanlar...
ille size "plan yapmayın plan" gibi faşist bir söylemde mi bulunalım "bir planım var" demeyin diye?
akıl yaşta değil maybaştadır bu devirde; maybaşıma gelenler...
maybaşa şimşir tarak!
recep tayyip erdoğan üç kişilikli olsaydı o kişiliklerinin isimleri sırasıyla recep, tayyip ve erdoğan olurdu. ali babacan çift kişilikli olsaydı kişiliklerinin isimleri ali ve babacan olurdu, ortalıkta bir baba evi,yaprak dökümü havası eserdi. onur öymen çift kişilikli olsaydı onur ve öymen bizlere "hey maan" gibi bir zencisel hitap yaraştırırdı. kemal ve unakıtan ise isteyeceğimiz en son kişiler olurdu belki de...
kim bilir ferhat ile şirin, leyla ile macun da birer çift kişilik sendromunun ürünüdür?
çift kişilik bir kişiliğin mitoz bölünmesiyle oluşur belki de, olamaz mı?
bir keresinde otobüste solda tek oturan ve uyuyan yirmili yaşlarındaki gence iki hanım kızımızdan biri "siz şöyle geçseniz de biz kız kıza sizin yerinize otursak,olabilir mi?" demişti de çocuk "olamaz" demişti. olmaz falan da değil. olamaz. çok katı kuralcı bir çocukmuş.
hanım kız lafını hiç sevmeyerek de olsa kullandım, neden mi? o kızları sevmemiştim. ikisini de gözüm tutmamıştı,hanım kız dedim onlara o yüzden.
bazen tuttuğumuz takımın sahaya sürdüğü kadroyu hiç gözümüz tutmaz, ama yine de tutmaya devam ederiz o takımı.