toplumdaki farklı sosyal statü sahipleri örnek gösterilerek yapılan analoji bilinçsizcedir, yanlıştır! nitekim az biraz düşünme kabiliyetine sahip kimselerin haksız kazanç sağlayanları alkışlaması söz konusu olamaz. araçsal akıl ile amaçsal davranışı birbirine karıştırıyoruz zannımca ki bunun altı doldurularak anlam verilebilir de. artık zihinlerimize kazınmış olan düşünce ve düşünce biçimleri, bireyselleşme, yanlış yapılan analojiler amaca ulaşırken kullanılan yöntemlerin adalete hakka sığmadığını görmememize yol açıyor. nihat hatipoğlu ve toplumdaki benzer entelektüellerin temel sorunu islamın ruhunda var olan devrimci tarafı öldürerek bireyi pasifizasyona sürüklemeleridir. evet peygamberler bir hurma ile yetinerek şükretmişler fakat aynı zamanda haksız kazanç sağlayanlara da sürekli olarak direnmiş, üstlerine gitmişlerdir. haberin aslının astarının olup olmayışı önemli değildir çünkü hatipoğlu sadece bir semboldür ve daha niceleri olacaktır. okunacağını sanmıyorum ama yine de belirtmekte fayda var: ali şeriati'nin kültür ideoloji ve entelektüel üzerine konuşmalar adlı kitabı okunursa hatioğlu ve benzerlerinin varlığına içkin açıklamalar zihinlerde daha da netleşecektir. onu alıp sanatçılar ile karşılaştırmak ne kadar yanlış bir yol ise toplumun alt tabakasında yaşayan kişiler ile karşılaştırmakta aynı derecede bilinçsizce ve zekadan yoksun bir çözümlemedir. ilk emir ''oku'' diyor bizlere ''dinle'' değil. renkli kutunun bizlerden aldıklarını düşünürsek verdikleri yanında zerre kadar kalmaz. alınan paradan ziyade artık yerimize başkaları düşünüp başkaları dua etmekten vazgeçsin, vazgeçirelim. şu an burada bunları yazmak kadar paradoksal bir durum.her ne kadar pasif bireyler olsakta zenginin parası züğürdün çenesine vurur yaklaşımı sergilenerek olaylara bitaraf kalma fikri yanlıştır. çünkü bireyin hareket biçimi sahip olduğu toplumsal statü ile belirlenir.