bir kalabalık düşünün. bu kalabalığın içinde kadın var, çocuklar var ve güçsüz insanlar var. bu insanların da eşyaları falan var. bu eşyalara gözünü diken eşkiyalar da var. ancak aynı kalabalığın içinden silah kullanmayı bilen, silah kullanmayı bileni yönetmeyi bilen, silah üretmeyi bilen insanlar da var. bu kalabalığın adının konulması lazım. zira bu kalabalık kendi aralarında cinselliğine kadar her şeyi yaşıyor. bir silah kullanmayı bilen(asker) önce ailesini düşünerek vatanını korur. her silah kullanmayı bilen ailesini korumaya çalışırsa, vatan kendiliğinden korunmuş olur aslında. ancak bu yeterli gelmeyebilir. bu fikre dayalı düzenli bir silah kullanmayı bilenler kalabalığı oluşturulmalı. buna ordu deriz. ordu ülkeyi korur, ülkeyi kalabalık oluşturur.
bir bayrağa anlamını veren şey, temsil ettiği topluluktur.
türk bayrağını ele alalım. önce mavi beyaz doğu türkistan bayrağını düşünelim. göktürkler, gök tengri(göktanrı), demir kazık yıldızı(sirius, davud) falan. yıldız bunlardan geliyor sanırım. yani gök bilimleriyle ilgili bir ecdadımız var. peki ay nereden geliyor? bildiğimiz dünya'nın uydusundan. mavi zemin ise gökyüzünden geliyor. peki bu bayrağın beyazları koruyup mavisinin kırmızı halini alması neyi simgeler? gökyüzünü ve gökyüzünün dışında olanları(ay, demir kazık yıldızı ve diğerleri) yaratan uğruna yapılan mücadele sonucunda akan kanı temsil etmez mi?
bilgi veya yorum olarak hatalarım olabilir, affola. ancak güçlü olan korur, güçsüz olan besler. bu şekilde ortak paydaları olan insanları barındıran yere de köy, kasaba, ilçe, şehir, ülke, birlik(avrupa birliği gibi) ve hatta kulüp(fenerbahçe, beşiktaş gibi) sıfatları verilebilir. köy ve kasabayı saymazsak bunların çoğunun anayasa, tüzük gibi şeylerde tarif ve kabul edilmiş bayrakları mevcuttur. ortak bilinci geliştiren de bir etkendir bayrak.
bir ülkenin kutsallığı, o ülkenin masum ve güçsüzlerinden kaynaklıdır.