genellikle 'türkçülük' putu üzerinden vurulmaya çalışılan devlet-i âliyye...
türkmenlerle osmanlı idaresinin arasının kötü olmasının, osmanlıların türklük şuuru taşımaması ile bir alakası yoktur. çok uluslu devletler, günümüz neo şamanistleri gibi ırk fetişisti değildirler. osmanlı, roma hukuku ile islam hukukunu ustaca birleştirmiş ve merkezî bir devlet kurmuştu. eski türk töresinde türkmen beyleri, kafalarına göre takılır, aşiretleriyle orayı burayı yakar yıkar talan eder ve yağmalardı. osmanlı buna izin vermedi. ''sen'' dedi, ''balkanları türkleştireceksin, git orada otur'' dedi. türkmenleri yerleşik hayata geçmeye zorladı, ''ben vergi vermeyeceğim'' diyenin ağzına vurdu, vergisini aldı. dönemindeki avrupalı devletler gibi, merkezî güçlü bir yapı kurmaya çalıştı. türkmenler aşiretlerine göre itibar göremeyince, kâh safevîlerin safına, kâh celâlîlerin safına meylettiler. çok ilginçtir ki, türkmenler sonradan safevîlere de isyan etmişlerdir. bugün çok övülen şah ismail, hepsinin kellesini almıştır. bakın şah ismail şiî idi, iddia makamına göre türklük şuuru taşıyordu (aslen kürttür ve araplık iddiasındadır ama geçelim) ama türkmenlerle sonradan ters düşüyor, neden? türkmenler orada da yerleşik hayatı ve merekzî otoriteyi benimseyemedi de ondan...
ben osmanlı'nın eleştirilebilecek tarafları bulunduğuna inananlardanım ama 19. yüzyılda ortaya çıkan milliyetçilik cereyanları üzerinden, bilmem kaç yüzyıllık bir devlete ''türk değildi ondan çöktü'' gibisinden yaklaşımlarla saldırmak, bana makul gelmiyor.