Ruhu kirlenmiş yeşilçam yapımcılarının türk toplumuna enjekte ettikleri virüs'ün aynı yapımcılar tarafından çekilen filmlerdeki karakter ismi.
Evet o bir virüs'tür. Toplumun duygularına sızar ve hislerini çökertir, vara yoğa ağlayıp zırlar, hislerimizle oynar, milleti salya sümük ağlatır, bir tür sadisttir.
Boyundan büyük laflar eder, ortalık karıştırır, sürekli piç olmadığını ima eder, yapmacık konuşmasıyla sinir sistemimizi felce uğratır, pis nalet bişeydir anlayacağınız. Yapmacıklığın beyaz perdeye yansımasıdır.
Bakınız, şunu açık ve net ifade etmek istiyorum ki, evde tek başına serilerinde canlandırılan kevin karakteri ile bu nalet sezerciği karşılaştırdığınız zaman, aradaki kalite farkını da açık seçik görebilirsiniz. Birisi fantastik davranmasına rağmen doğaldır, hal ve hareketleri rahatsız etmez, akıllıdır, öteki ne idüğü belirsiz bir ur gibi beyninize beyninize çakar, kendinizden nefret ettirir, ıyy bakınız şu an bile tüylerim diken diken oldu, daha fazla yazamiyciiim.
Ha, aklıma geldi şimdi, bu nalet veletin bir de Kıbrıs'ta geçen bir filmi vardır ki, saç baş yolduran cinsindedir. Çük kadar velet rumları alt eder, sırasıyla onbaşı, çavuş ve teğmen rütbelerini kazanarak türk silahlı kuvvetlerinin hiyerarşik yapısının anasını beller, "ulan çavuştan teğmen mi olurmuş, 8 sene askeri okul okuyanlar senin ağzına sıçmaz mı şimdi" dedirtir. Bu bile seyirciyle taşak geçmeyi bir hayat düsturu haline getirmiş senaristin "aha bakın senaryo sıçtım oturun izleyin" şeklindeki duygularının açığa çıkmasıdır.