bizim oğlaklardan birini öldürmüştüm kazara. efenim küçüğüz o zamanlar tabi, oğlakları otlatmaya götürdüm. öyle bir-iki tanede değil. 50 kadar var. bildiğin yörük işi. bunlar komşunun nohut tarlasına dadandılar. ordan çıkarıyorum diğer taraftan giriyorlar. en son bi tepenin ardına savuştu hepsi. sinirden delirmiş bir halde yerden bir taş alıp tepenin ardına savurdum. gümm diye bir ses geldi. olay yerine vardığımda zavallı oğlak yarı ölü halde yerde yatıyordu. murdar olmasın diye eve götürüp bıçağı anca yetiştirebildik. aileme ben öldürdüm diyemedim tabi, ağaçtan düştü dedim. babam rahmetli bir bilse benim öldürdüğümü ağaçtan aşağı sallandırırdı bacaklarımdan. hakkını helal et la oğlakcık. etini de bi güzel yedik ama olsun napalım hayat işte.