angelopoulos diye bir adam tanıdım. savaşlar, yıkımlar, sürgünler; acı, ölüm ve yok oluş çağında yaşamıştı. koca bir yüzyılın acısını, bin yıllık hikayelerle birleştirip çağına ağıt yakan bir ozandı; bir düş adasına adadığı ömrünü şiir gibi filmlere, filmden şiirlere dökmüş bir yönetmen... (bkz: kalem)
"geri döndüğümde başka birilerinin giysilerini giymiş olacağım; başka birinin ismini almış... gelişim beklenmedik bir anda olacak. sana yolculuğumu anlatacağım. bütün gece boyunca ve ardından gelen bütün geceler boyunca. sana bütün insanlığın bitmeyen öyküsünü anlatacağım."
(bkz: ulysses gaze)