şok edici bir hadisedir.
ben de gördüm görmez olsaydım..
yaz tatilinde kiraladığımız evde yan komşumuz vardı, birde siyam kedisi paşa. köpek değildi, ayaklarınızın dibinde dolaşmazdı, sadece canı istediği zaman kendini sevdirirdi. ama her sabah markete gelirdi benimle, sevildiğini bildiği için belki de.. bir sabah yine markete gitmek için çıktım. karşıdaydı ne yapıyordu bilmiyorum orda.. beni görünce günlük sabah gezimiz için bana doğru koşmaya başladı. o sırada olan oldu, bir belediye aracı o mıcırlı yolda son sürat geldi ve frene basma gereği bile duymadan aynı hızla geçip gitti. ardında kalanlar mı? ayaklarımın dibine yuvarlanmış, kollarını bacaklarını son bir defa geriye doğru itip can çekişen paşa, ve bir çift kana bulanmış bacak.. en son hatırladığım maviden yeşile dönmüş bana bakıp kalan gözler, bacaklarımdan yavaş yavaş aşağı akan kan damlaları ve sahibinin adını deli gibi haykıran sesim. şok ve titreme nöbetleri. sonra mı? sonra her belediye aracı geçtiğinde -ki paşa ilk kurban değilmiş- "katil!" "katil!" diye bağıran paşanın sahibinin sesi..