türkiye'ye formula 1'i sevdirmiş kişidir.
schumacher'i schumacher yapan, ilk üçte kürsüye bile çıksa mutluluğunu dışa yansıtan bir kişiliği olmasıdır. sevdiği işi yaptığını gözlerinden okuyabilirdiniz. başarısındaki sır da buradan kaynaklanır. çünkü sevdiği işi yapan birinin başarısız olması gibi bir olay mümkün değil. onun için dünya çapında en çok hayranı olan ve en çok sevilen motor sporları yarışçısıdır.
fernando alonso gibi antipatik ve mahkeme duvarını andıran asık suratı olmadığı için bu günlere gelmiştir. yıllar sonra çocuklarıma anlatacağım "bizim zamanımızda bi yarışçı vardı" temalı hikayelerin baş kahramanıdır kendisi. aynı döneme rasgeldiğimiz için çok şanslı görürüm kendimi.
hala mika hakkinen'le sıralama turları ve yarıştaki çekişmelerini özlüyorum. önce en iyi dereceyi schumi yapardı, bir tur sonra hakkinen geliştirirdi. diğer tur schumi tekrar alırdı, ardından hakkinen hevesimizi kursağımızda bırakırdı. bu çekişme son tura kadar devam ederdi ama son sözü çoğu zaman schumi söylerdi.
eğer mika hakkinen bu entryi okuyorsa ona da selamlarımı yolluyorum buradan.