kişiden kişiye değişen ve ne bizi ne de başlığı açan şahsı ilgilendirmeyecek durumdur. türkiye kadın hakları konusunda çok geri kalmış bir ülke. sürekli alay ettiğimiz irandan dahi açık bir şekilde geride kalıyoruz pek çok konuda. bunun en önemli sebebi, gerekli kanunların çıkarılmaması değil, çıkarılan yasaların doğru dürüst uygulanamaması. bunun da temelinde işte bu bakış açısı var.
gençler, kızları okumayan bir millet, halkının en az yarısı cahil bırakılmış bir millettir. cahil kızlar, kadınlar demek; cahil yetiştirilen çocuklar demektir. okumayan, ülke ekonomisine katılmayan kadınlar demek, milletin sırtındaki kambur demektir. öldü bitti sandığınız italya, ispanya gibi ülkeler; içine düştükleri krizde bile bizim yarımız kadar nüfusa sahip oldukları halde bizim iki katımız kadar gayri safi milli hasıla ürettiler. bunda kadınların payı çok büyüktür. çünkü onlarda kadınlar okurken, bir cinsiyet olarak değil de bir birey olarak değer görürken, bizler kadınları kafeslere tıkmaya çalışıyoruz. kadınları cahil olan bir millet, sabahtan akşama kadar izdivaç programlarının izlendiği bir ülke yaratır. o programlarda kadınlar kendisine talip olan erkeğe "evin var mı, araban var mı, ne kadar maaş alıyon" şeklinde cem yılmaz esprilerine malzeme olacak sorular sorarlar. çünkü o kadınlar kendilerini bir birey olarak görmezler. üreten, yaratan bir varlık olarak görmezler. bir hayvan pazarlar gibi pazarlarlar kendilerini.
şimdi benim bunda ne payım var diyeceksin. çok payın var sevgili dostum. ister kadın ol, ister erkek. her iki cinsiyeti de bir birey, bir insan olarak değerlendiremediğin müddetçe toplum olarak geri kalmaya mahkumsun.