'Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.' (bkz: milletvekili yemini)
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde; hukukun, istihbaratın hatta emniyetin çöktüğünü gösteren olaydır.
'hamdolsun açığa çıktı da kimin ne mal olduğunu anladık.' demeyeceğim, diyemem, dilim varmaz. eğer bir yolsuzluk varsa bunu açığa çıkarmak hukukun, emniyetin görevidir; cemaatlerin, tarikatların değil. Türkiye Cumhuriyeti' nin itibarı bir taht kavgasına* bağlı olmamalıdır. gülen cemaati bütün bunları ne zamandır biliyordu? eğer akp, yıllardır ekmeğini yediği gülen cemaatiyle hısımlıktan hasımlığa geçmeseydi bütün bunlar açığa çıkar mıydı yoksa saman altından su yürümeye devam eder miydi? tartışılır, tartışılmalı.
ve bu cemaate gelince: ülkesinden çok uzaklarda yine ülkesinden yaptığı vurgun parasıyla sefa sürüp vatan millet nutukları çeken, bunun yanında evinin önünde amerikan bayrağı dalgalanan adam; hükümeti parmağında oynatıyor hem de okyanusun ötesinden.
ve ben bu adamın, daha savaşın başında en büyük kozunu oynadığını düşünmüyorum, yapabileceklerini kestiremiyorum. suç bizim; güçlenmesine izin verdik..
cumhurbaşkanı bu sabah 'yolsuzluk varsa üstü kapanmaz' dedi. içimi hiç rahatlatmadı çünkü akp,tüzük değişikliği önerisiyle, bu cesedin üstüne kürek kürek kar atmaya başladı, cesedi karların içine gömecek, yakında yerel seçimler var.
benim korkum; halkın burnunun, cesedin o leş kokusuna alışmış olmasıdır. karlar elbet eriyecek.. ama biz karın altında bir cesed olduğunu unutmadan ve karlar erimeden bir şeyler yapmalıyız.