otobüste yaşanan dumur olaylar

entry741 galeri
    689.
  1. birkaç ay önceydi. her zamanki gibi yine bir istanbul-bursa arası yolculuktu.

    neyse işte, yolculuk hep olduğu gibi başlamıştı ancak tam ön koltuğumda çocuklu bir kadın vardı. çocuk deli, manyağın teki amına koyim. daha otobüs hareket etmeden yaptığı hareketlerden belli etmişti bela olduğunu. çocuk diyorum ama çocuk demeye bin şahit gerek. bildiğin arjen robben'in kafasını ufak bir bedene takmışlar, çocuk diye milleti kandırıyorlar. işte bu psikopatın otobüsün hareket etmesiyle ağlamaya başlaması bir oldu. ama nasıl ağlıyor, öyle böyle değil. full stereo ağlıyor bebe. sanki götüne hoparlör takmışlar, avazı çıktığı kadar bağrıyor. annesi susturmak için elinden geleni yaptı. bir sürü vaatler sıraladı; dondurmalar, halleyler, kolalar. onlar yetmedi bu sefer kadıncağız tehdide başladı bebeyi, her türlü sivil ve askeri gücü tehdidinde kullandı. ''aha bak polis geliyor, şimdi asker amcalar gelecek çükünü kesecek'' dedi ama çocuk anarşist ruhlu amına koyim. başkaldırdı, isyan etti. nasıl birinin tohumuysa artık ''babamı isterim'' diye inlemeye devam etti. anne çaresiz, anne perişan.

    tüm otobüs ahalisinin kafaları çocuğa dönüktü. herkeste bir cıkcıklama, ''çok şımartmışlar'' tespitleri yapan bilinçli amca ve teyzeler. çocuğu susturup otobüse bir huzur vermek için elinden gelen her türlü şebekliği yapan bir muavin. tüm otobüs seferberdi çocuk için. arada bir annesi, en yakınında biz oturduğumuz için arkaya dönüp ''sizi de rahatsız ettik, kusura bakmayın'' diyerek özür diledi iki de bir. kadın mahçup. sonra kadın daralmış olacak ki su almak için yerinden kalkıp muavin'in yanına doğru kendi gitti ama oğlan ''babam'' konulu ağlamasına tek başına kalmış olsa da devam etti. o sıra yanımda oturan ve o ana kadar sesi çıkmayan, yaşlı, ramiz dayı görünümlü amca, ön koltuğa doğru eğildi. çocuğun omzunu dürtüp kendine doğru bakmasını sağladı ve sadece üçümüzün duyacağı lafını söyledi:

    - eğer biraz daha ağlamaya devam edersen ırzını belanı sikerim lan senin, pezevengin evladı.

    amcaya baktım, tekrar sakince arkasına yaslandı. çocuk bir daha inene kadar ağzını dahi açamadı. arada bir göz ucuyla amcaya korkuyla bakmaktan başka kıpırdayamadı bile. tüm otobüs rahatladı. çocuk dumur halini otobüsten inene kadar devam ettirdi. ve ben, atalarımıza bir kere daha hak verdim: ''nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakki kötektir.'' gerçi köteğe gerek kalmadı ama o da başka bir sefere inşallah.
    10 ...