ne hevesle gelmiştim o gün oraya. suslenip puslenip güzel kıyafetlerimi giyip kokularimi surerek gitmiştim. Görmüyordum uzun zamandır.
Nerdesin diye aradı. Burdayim gel dedim. Görünce üşümem geçti sarılıp öptüm. Bi yere gittik oturduk hemen. Yine nerden getirdiysem konuyu ayriliga getirdim. Yine tartisma... halbuse cok seviyordum. Üzmek ustemiyordum. Su dilime bi hakim olabilsem boşuna kıskançlık kuruntu hepsi.
Neyse, sıraladim da siraladim. Sonra sakin sakin konuşmaya basladi anlattı beni nasıl sevdigini. Dinlemiyordum. Çünkü dinlesem birakamazdim yüzüne bile bakamiyordum.
Uc saniye bakabildim gözlerine. Zaten sonra aglamaya basladim. Gittim erkek tuvaletine girmisim. Bi cocuk açtı kapıyı beni görünce şaşırdı. Gozlerimi silip yanına gittim.
Olmuyor dedim. Bitsin... bi seyler dedi h
ayir gibi. Duymadım kalktım masadan. Çıktık.
Yol hic bitmesin istiyordum. Salak gibi bıraktım. Biraz konuştuk yolda. Alışkanlıkla aşkım, hayatım deyince Özür diledi. On dakika önce hayatı değildim sanki.
Geldik durağa. Bekliyoruz. Klasik bak ohtiyacin olursa ara muhabbetleri. Ben yine yüzüne bakamiyorum. Gözlerim dolu. Onun gözünden birkaç damla düştü yine. Hic sarilmadigi kadar sıkı sarıldı sonra. Baktı yüzüme. Ne ayriligi ayrilmiyorum diyemedim. Otobüs geldi. Öptüm bindim otobüse. Eve gidince mesaj atarim diyecektim ki.. bastim karti. Baktım gözü dolu dolu bana bakiyor. Gulumseyip el salladim. Otobus hareket etti. Oturdum. Hickira hickira aglamaya basladim sesli sesli. Ağlıyor sesleri duydum. Yarım saat agladim otobüste. Eve geldim yine agladim. Şimdi yine ağlıyorum.
Keşke yapmasaydim....