ilk vizelerden sonra Otobüse binmiş iskenderuna geliyordum ki önümdeki koltuğa sen oturdun ben bunu nerden tanıyorum diye düşünmeye başladım sonra aklıma geldi aynı sınıftaydık seninle. sadece sınıftan bir tanıdık olsun diye omuzuna dokundum hafifçe aynı sınıfta olduğumuzu söyledim gülümseyerek karşıladın benim bu girişimimi. iyi sınıftan artık tanıdığım biri var diye sevindim önce nereden bilecektim ki bundan sonra seni arkadaşım olarak görmeyi yüreğimin kabul etmeyeceğini. artık seni arkadaşım olarak görmediğim için yanına gelip konuşmaya da utanıyordum sanki gözlerinin içine baksam yanında birkaç kelime etsem bakışlarımdan sesimin titremesinden sana olan sevgimi anlamandan korkuyordum ne büyük ahmaklık. Derken arkadaş çevreni de yavaş yavaş tanımaya başladım insanın pek hoşuna gidecek tipte insanlar değillerdi onlar kendimi daha da geriye çektim olmayacak bu iş diye düşünmeye başladım koskoca bir seneyi bu ikilem içinde bitirdim. yaz tatili geldi sana olan sevgim artık içime sığmaz olmuştu dayanamayacaktım artık herşeyi sana anlatmaya karar verdim. mesaj atmaya başladım sana herşeyi anlattım ama sorun vardı karşılıksızdı bunların hepsi boştu kurulan tüm hayaller seni düşünüp yüze yayılan kocaman tebessümler buraya kadardı. seni sevmekten vazgeçtim mi hayır içimdeki sevginin kolay kolay biteceğini zannetmiyorum keşke sana duyduğum sevginin yarısını sen bana duysaydın keşke... bu yazdıklarımdan asla haberin olmayacak biliyorum ama içimden geldi bunları sana yazmak sadece içimden geldi
Tanım:ağlayıp iç boşaltma entryleridir