daha birinci sınıfta çizdiğim saçma sapan bir yıldız ve kuş resmine hocam gelip de ''aferin çocuğum. sen ne kadar güzel resim çiziyorsun.'' demişti. taşak mı geçiyor yoksa övüyor mu anlamamıştım. hatta başlarda tırsmıştım kafama filan vurmasın diye. meğersem resmi çok sevmiş. hala düşünürüm o resmi nasıl beğenir diye.
ilkokul beşinci sınıftayken de hoca ödev vermişti. evinizde resim çizin getirin diye. ben de anneme çizdirip getirdim verdim hocama, neyse ertesi gün hocam gelip, resim yarışmasında ilk beşe mi ona mı ne kalıp (tam hatırlayamadım) dereceye girdiğimi söyledi. daha sonra tüm dereceye giren çocukları bi sınıfa toplayıp birinciyi seçeceklerdi, içimden şimdi sıçtık diye iç geçiriyordum. finalde de bi dağ, bi ev bi de güneş yapıp vermiştim. sonra da anladım ki okul sonuncusu bile benden daha iyi resim yaparmış.
velhasıl, resim derslerini bir türlü sevememişimdir.