ekonomideki tıkanmayı hala çaresizce gezi parkı'na yamamaya çalışan şebekler aslında komik de gülünecek bir şey kalmadı....
borç çemberi daralıyor her seferinde daha kısa vadeler ve daha yüksek faizlerle borç alınıyor ve artık bu saadet zincirini döndüremeyeceğimiz nokta görünmeye başladı.
sokak 2001'den beri zaten çökmüş durumda. yerleşik kangren olmuş bir stagflasyon var, merkez bankası ne alır ne satar, darphane üzerindeki denetimi nedir bilen kalmadı. satılacak kaynak, konulacak vergi kalmadı. verginin kendisi bile vergilendiriliyor ona rağmen cari açık kara delik gibi kapanmıyor bir türlü.
maliye sivas'ın doğusunda yok... oradan toplanan vergi ötv, çalışanlardan otomatik kesilen vergiler ve ulusal zincirlerin canları istediği kadar ödediği miktarlardan oluşuyor. çaydan sigaraya, mazottan tütüne kaçakçılık almış yürümüş durumda.
arabasına, evine dükkanına vergi vb ödeyen yok. dükkanların yüzde 90'ında ne vergi levhası ne yazarkasa var.
kısa vadeli yüksek faiz için gelen paraya "rezerv" deme şahsiyetsizliğini de geçtim borç ihtiyadı paradan bile merkez bankası satış yapıyor. maksat dolar 2 lirayı geçmesin. ithalata dayalı ekonomi çökerse zaten bitmiş olan "devlet hazinesi" iyice tarraklara gelecek.
hadsiz hesapsız her yana konut diken ve yakında teker teker patlayacak inşaatçılar ve ithalata bağlı perakendecilik dışında ayakta sektör yok.
gezi parkı eylemcilerinin makam arabaları, maaşları, yandaşlara peşkeş çektikleri milyar dolarlar, suriye, libya ve ortadoğu'daki diğer çetecilere gömülen 11,5 milyar dolar...
günlerdir şehirler ayakta her gün binlerce insan sokakta ama anaakım medyadan takip ediyorsanız gündemi eylemlerin bittiğini sanabilirsiniz.
aynı şekilde ekonomi 2004 eylülünde geri dönülemez noktayı geçti. bu ekonomi yönetimi altında geçirilen her gün türkiye'nin karanlık geleceğine aylar ekliyor. geçenlerde de yazdık buralarda geyiğin dibine vuranlar, akşam tv başında ağzından su sızarak dizi seyredenler farkında değil ama gençlikleri çoktan satıldı artık şimdi 19-20 yaşındaki insanların ileride doğacak çocuklarının geleceğini karartıyoruz günden güne...
2020'li ve 30 lu yıllar sokakları mexico yada bangladeş'e benzeyen, açlık ve kıtlıkla boğuşan, ayda 150 200 dolara iş bulanların mutlu olduğu bir türkiye olacak...
ama o medya ve boş kafasını oradan doldurmaya çalışan gerzekler kanser olmuş ekonomi'nin 2 aydır alarm verdiğini pompalamaya çalışıyor.
bu ülkede insanlar birleşmiş milletlerin tanımını yaptığı ölçüde yetersiz beslenmeden yani açlıktan ölüyor ama bazı kansızlara göre ekonomi çok süper(di).