hayatın anlık bir şey olduğu gerçeği

entry1 galeri
    1.
  1. höyt... dinle beni sayın yazar.

    geleceğe dair planların, düne dair bütün o yaşanmışlıkların, kafanda yıllar yılı biriktirdiğin düşüncelerin, tedirginliklerin, korkuların... hepsinin amına koyayım. hiç birisi de işe yaramaz ve ipe sapa gelmez şeyler çünkü.

    hiç düşündün mü hayatın nasıl başladığını? bir anlık zevk ile geliyoruz bu bok çukuruna. yani yaşamın temel dinamiğinde var "anlık" bir durum. düşünsene babanın, tam o anda geri çekildiğini ya da annenin o gece korunarak seviştiğini babanla, yoksun işte. sonra da anlık olarak devam ediyor herşey.

    birine aşık oluyorsun mesela ve sonra zaman geçiyor biraz üzerinden ve bir an başka birinin gözlerinde kendini görüyorsun. o kadar ışıltılı bir haldesin ki ömrün boyunca belki de ilk kez kendini bu kadar sevmektesin. anlıktır mesela öpüşmek de, sevişmek kadar. bir an gelir, gözleriniz birbirine dokunur ve o kadar içtendir ki o anda, dudaklarınız hüküm geçmez bir hâl alırlar sonra elleriniz anlık avuçlarlar neresi denk gelirse.

    sonra dişleriniz değerler tenine bir anlık.

    mutluluk dediğin de süreklilik arzetmez bu sebeple, anlıktır ve geçip gider. üzüntü baki sanırsın ama o da anlıktır. bazen birkaç anı peşpeşe getirip de bağlarız birbirine ama hiç bir zaman "ilelebet" yoktur hayatlarımızda.

    o yüzden hep özenmişimdir çingenelere. dün, ne olduğunu hatırlamazlar büyük oranda ve yarın ne olacağını düşünmezler. anlık yaşarlar, günlük ped gibidirler, hadleri açıkça bellidir. fazlasını taşırırlar, azını hapsederler binevi.

    belki de bundandır "parçalanmış hayatlar" dediğimiz o "anlarımız bütünü" ifadesi.

    hayat, anlık bir şey sayın yazar. ve geçirdiğimiz her boş anımız da aslında bize geçiyor. dişlerim, sana geçiyor ve tırnakların bana geçiyor gibi.
    2 ...