ne büyük tesadüftür (!) ki soyadlarımız bile aynıydı öğretmenim *
5 yıldızlı özel matematik sorularında ilk yapan 3 kişiden biri olamayıp, 4. Falan olduğumda siz yıldız vermediğinizde tüm gün küsüp yaptığınız yemekleri bile yemiyordum evet hep tripti onlar.
Aslında o kadar yaramaz da değildim alt tarafı okulun basket potasına tırmanıp tepesine otururdum, çelme takardım, yüksek bir yere çıkıp geçen insanların kafasına tükürürdüm, bir kaç kere de taşla etraftaki evlerin camını kırdım ama hep tatlı yaramazlıklardı bunlar. Sıra dayağında sınıfta dayak yiyen tek kız bendim, bu yaramazlıklarımdan dolayı mı yoksa diğer çocuklar haksızlık oldu derler diye mi hep ben dayak yerdim?
Her teneffüs elinizde poğaça ile "hadi kızım" diye ardımda dolanırdınız, hatta birinde bu şekilde merdivenlerden düşüp liflerinizi kopardınız 1 ay alçı ile okula gelmiştiniz. O gün bugundür hala pişmanım o poğaçayı yemediğime.
Taso manyağıydık öğretmenim napalım, ben de elimdeki fazla tasoları sırf eğlencesine sınıfın yakısıklısı murat, volkan, çağrı, selahattin, armağan ve aykuta yağmalamıştım. Salaklar 5 taso için birbirlerine girdiler, en son yine dayak yiyen ben oldum valla suçum yoktu örttmenim.
Bir de bitirmezseniz karne yok dediğiniz ahmet buhan ve adım adım kitaplarını arkadan geçirdim ben. Farkedip kitabı bir yedirmediğiniz kalsa da inatla çözmedim, banane ki ya.
Nursele gıcık oluyordum ve matematik sınav kağıtlarını siz uyuduğunuzda yataktan kalkıp, değiştirdim. Aptal 80 alıp ağlamıştı.
Hıı en çok hoşuma giden de diğer çocuklar tahtayı geçirirken kaçamakca bana attığınız öpücüklerdi öğretmenim.
Sınıfta karıştırıp arada "anneeeaa ben çözdüm, bakar mısınız" desem de artık karıştırmıyorum annecim iyiki 5 sene ben senin öğrencin olmuşum. Senin sayende şuan tıp okuyoruz ve inan ki çocuklarını kolejlerden alıp sana veren veliler çok haklı. Keşke benim çocuğumu okutana kadar emekli olmasan...