Onların gözünde 2 mil kadar uzaktaydı. Avını; gözüne çarpan ışık parçacıkları sayesinde daha iyi çözebiliyordu. Işık onun için bir kaynaktı. Işık sayesinde 2 mil kadar yolu 30 saniyede rahatça gidebilir ve havada manevralar yaparak avını sokabilirdi. Avına odaklandı ve hızlı bir şekilde kanatlarını çırparak kafasında çizdiği yoldan ayrılmadan avına doğru ilerlemeye başladı. Avı bilgisayar başındaydı, gergin gibiydi, yeni bir haber almış, heyecanlıydı sanki. Ama yine de bunu çözmek oldukça zordu. Tehlikeye karşı korunmak şarttı. Bu yüzden ava yaklaşırken rotasını değiştrip ani manevralarla sol kolunun en sağlıklı yerini tespit etmek gerekirdi sonra sokmayı düşünebilirdi. Sol kola doğru kanat çırpmaya yemin etmiş bu sviri sinek; bilgisayarın ekranını görünce gözü döndü ve önce anlamsız hareketler sergileyerek bir iki defa ekrana çarptı. Bunu farkeden av; önce bir kaç küfür sonra da iki el hareketiyle sivri sineği uzaklaştırmaya çalışsa da sinek kola odaklanmış, yeminimi bozacağıma ölürüm, edasındaki kanat çırpışları avı iyice sinrilendirmişti. Av, elini klavyeden çekip; alkış sanılacak derecede görüntüsü olan hareketiyle sivri sineği parmakları arasında sıkıştırıp öldürmüştü. Eline kanı bulaşan av şahsiyeti, dudağını büküp yüzünü ekşiterek; ıyyyy iğrenç, şeklindeki görüntüsünü fazla uzun sürdürmedi. Parmaklarını ve elini hemen yanındaki beze benzeyen şeye sürerek temizledi ve klavyesine tekrar sarılarak heycanına ver gerginliğine devam etti....